Alışveriş yapmayı sevenlerin çok hoşuna gidecek bir konuya geldik. Bu ders içeriğimizin konusu alışveriş kelimeleri. Sizlerle birlikte alışveriş kelimeleri, alışverişte gerçekleştirebileceğiniz diyalog örnekleri ve örnek diyaloglar ile konuyu pekiştireceğiz. Haydi başlayalım…
Konuya ilk olarak temel alışveriş mekanlarını öğrenerek başlıyoruz.
Temel Alışveriş Mekanları
İçerik Tablosu
Süpermarket, Fırın, Pazar gibi günlük hayatta sıkça kullandığımız alışveriş mekanlarının Almanca karşılığını öğrenerek konuya giriş yapalım.
- Der Supermarkt: Süpermarket
- Der Wochenmarkt: Semt pazarı
- Das Einkaufszentrum: Alışveriş merkezi (AVM)
- Die Bäckerei: Fırın
- Die Metzgerei: Kasap
- Die Apotheke: Eczane
Günlük hayatta çeşitli şeyler satın almak için bu mekanlara gideriz bu sebeple bu mekanları bilmeliyiz.
Mutlaka Bilinmesi Gereken alışveriş Kelimeleri
Bu kelimeler, alışveriş esnasında ihtiyaç duyabileceğiniz ve işinizi halletmek için sıkça kullanacağınız kelimelerdir.
| Almanca | Türkçe Karşılığı | Cinsiyet/Çoğul |
| Der Einkaufswagen | Alışveriş arabası | – |
| Der Einkaufskorb | Alışveriş sepeti | – |
| Die Kasse | Kasa | – |
| Die Quittung / Der Kassenzettel | Fiş / Makbuz | – |
| Das Angebot | Teklif / İndirimli ürün | – |
| Der Rabatt | İndirim | – |
| Die Tüte | Poşet | – |
| Bar bezahlen | Nakit ödemek | (Fiil) |
| Mit Karte bezahlen | Kartla ödemek | (Fiil) |
Örnek Alışveriş Diyalogu
Şimdi ise örnek birkaç alışveriş diyalogunu birlikte inceleyelim. Kelime ve kalıpların kullanımını bu diyaloglar yardımıyla daha iyi analiz edebiliriz.
- Müşteri: “Ich schaue nur, danke.” (Sadece bakıyorum, teşekkürler.)
- Satıcı: “Kann ich Ihnen helfen?” (Size yardımcı olabilir miyim?)
- Müşteri: “Wo sind die Umkleidekabinen?” (Soyunma kabinleri nerede?)
- Müşteri: “Haben Sie das auch in einer anderen Größe/Farbe?” (Bunun başka bir bedeni/rengi var mı?)
- Müşteri: “Das passt mir nicht. Es ist zu eng/groß.” (Bu bana olmadı. Çok dar/büyük.)
Şimdi bir örneği daha inceleyelim;
- Satıcı: Der Nächste, bitte! Guten Morgen. Was kann ich für Sie tun? (Sıradaki lütfen! Günaydın. Sizin için ne yapabilirim?)
- Müşteri: Guten Morgen. Ich hätte gerne drei normale Brötchen und zwei Laugenbrezeln. (Günaydın. Üç tane normal sandviç ekmeği ve iki tane Alman simidi rica ediyorum.)
- Satıcı: Gerne. Die Brezeln sind ganz frisch aus dem Ofen. Darf es sonst noch etwas sein? Vielleicht ein Stück Apfelkuchen? (Tabii ki. Simitler fırından yeni çıktı. Başka bir şey ister misiniz? Belki bir dilim elmalı kek?)
- Müşteri: Nein, danke. Aber ich nehme noch ein Vollkornbrot. Können Sie das Brot bitte schneiden? (Hayır, teşekkürler. Ama bir tane de tam buğday ekmeği alayım. Ekmeği dilimleyebilir misiniz lütfen?)
- Satıcı: Ja, natürlich. (Ekmeği makinede dilimler) Sonst noch einen Wunsch? (Evet, tabii ki. Başka bir arzunuz var mı?)
- Müşteri: Das ist alles. Was macht das zusammen? (Hepsi bu. Toplam ne kadar tutuyor?)
- Satıcı: Das macht 8,40 Euro. (8,40 Euro ediyor.)
- Müşteri: Kann ich mit Karte zahlen? (Kartla ödeyebilir miyim?)
- Satıcı: Tut mir leid, wir nehmen erst ab 10 Euro Karte. Nur Barzahlung, bitte. (Üzgünüm, sadece 10 Euro ve üzeri için kart kabul ediyoruz. Sadece nakit lütfen.)
- Müşteri: Oh, okay. Hier sind 10 Euro. (Tamam, sorun değil. Buyurun 10 Euro.)
- Satıcı: Und 1,60 Euro zurück. Vielen Dank! Schönen Tag noch. (Ve 1,60 Euro para üstü. Çok teşekkürler! İyi günler dilerim.)
- Müşteri: Danke, gleichfalls. Tschüss! (Teşekkürler, size de. Hoşça kalın!)




