Bu içeriğimizde Almanca’da markette konuşma diyalogları ve markette sık kullanılan kelimelerden bahsedeceğiz. Market alışverişinde ihtiyaç duyulan iletişim kalıplarını örnek cümleler ve pratik diyaloglarla birlikte ele alarak, market alışverişini Almanca olarak rahatça yapabilmenizi sağlayacağız.
İlk olarak market bölümleri bölümleriyle başlayalım…
Market Bölümleri (Die Abteilungen)
İçerik Tablosu
- der Supermarkt: Süpermarket
- der Einkaufswagen: Alışveriş arabası
- der Einkaufskorb: Alışveriş sepeti
- das Regal: Raf
- die Kasse: Kasa
Market alışverişini yapabilmek için market bölüm ve bileşenlerini bilmek gerekir. Ama yeterli mi elbette değil… Temel gıda gruplarını, meyveleri, sebzeleri ve daha birçok kelimeyi bilmekte gerekir.
Bununla birlikte bir şeyi isteyebilmek, rica edebilmeyi de bilmek gerekir. İşte tüm bunları bu içerik ile temel düzeyde öğreneceğiz.

Temel Gıda Grupları (Grundnahrungsmittel)
- Obst und Gemüse: Meyve ve Sebze (der Apfel, die Banane, die Tomate, die Kartoffel)
- Backwaren: Unlu Mamüller (das Brot, das Brötchen)
- Molkereiprodukte: Süt Ürünleri (die Milch, der Käse, der Joghurt, die Butter)
- Fleisch und Wurst: Et ve Sosis/Şarküteri (das Fleisch, die Wurst, das Hähnchen)
- Getränke: İçecekler (das Wasser, der Saft, das Bier)
Evet kelimeleri ezberledik, peki ya şimdi? Elbette istemeyi öğrenmek!
Ich hätte gern(e)…” (Ben … alabilir miyim / isterim.)
Kalıbını kullanarak markette bir şey isteyebiliriz. Örneğin;
- Ich hätte gern ein Kilo Äpfel. (Bir kilo elma rica ediyorum.)
- Ich hätte gern 200 Gramm Käse. (200 gram peynir rica ediyorum.)

Miktar Belirtme (Mengenangaben)
Almanca’da market diyaloglarının olmazsa olmazlarından birisi de miktar belirtme kelime ve kalıplarıdır.
- ein Kilo
- ein Liter
- eine Packung
- ein Stück
- Gramm
Bu kalıplar bizim alacağımız ürünü ne kadar, kaç tane ve ne ölçüde alacağımızı belirtmemize yardımcı olurlar. Şimdi birkaç diyalog ile pratik yapalım!
- Kunde: Entschuldigung, wie viel kostet bu Butter? (Pardon, bu tereyağı ne kadar?)
- Mitarbeiter: Moment, ich schaue mal… Sie kostet 2,19 Euro. (Bir saniye, bakayım… 2.19 Euro.)
- Kunde: Ist das ein Sonderangebot? (Bu özel bir indirim mi?)
- Mitarbeiter: Ja, das ist der Aktionspreis für diese Woche. (Evet, bu haftalık kampanya fiyatı.)
- Kunde: Super, danke! (Süper, teşekkürler!)
- Kunde: Haben Sie auch veganen Käse? (Vegan peyniriniz de var mı?)
- Mitarbeiter: Ja, wir haben eine Auswahl im Kühlregal für vegetarische Produkte. (Evet, vejetaryen ürünler için olan soğutucu rafta bir seçkimiz var.)
- Kunde: Und wo finde ich glutenfreies Brot? (Peki, glütensiz ekmeği nerede bulabilirim?)
- Mitarbeiter: Das finden Sie in der Abteilung für Reformwaren, Gang 5. (Onu Gang 5’teki sağlıklı yaşam reyonunda bulabilirsiniz.)
- Kunde: Vielen Dank für die Hilfe. (Yardımınız için çok teşekkürler.)





